• BIST 13741.89
  • Altın 6279.1
  • Dolar 46.1071
  • Euro 53.2303
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 18 °C

Yeni bir küresel dalga mı geliyor?

Yeni bir küresel dalga mı geliyor?
Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere'den gelen son açıklamalar, küresel ekonomik gidişatta bazı yeni sıkıntıların olabileceği endişelerini artırmaya başladı.

Yeni bir küresel dalga mı geliyor?

Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere'den gelen son açıklamalar, küresel ekonomik gidişatta bazı yeni sıkıntıların olabileceği endişelerini artırmaya başladı.Neydi ABD ve İngiltere'den gelen sinyaller?

Kadir Dikbaş'ın makalesi :

Önce ABD Merkez Bankası FED, ekonomik büyümenin yavaşlamaya başladığı yönünde sinyaller verdi. Son aylarda ekonomideki iyileşmenin hız kestiğini, kısa vadede beklendiğinden daha düşük oranlarda gerçekleşmeler olacağını duyurdu. Başkan Barack Obama da önceki günkü açıklamasında, "Gerçek şu; bu resesyondan tamamen çıkmamız birkaç yıl sürecek. Resesyonda işlerini kaybeden 8 milyon işsize iş bulmak zaman alacak." dedi. ABD'de işsizlik maaşı başvuruları geçen hafta için 500 bin ile son 9 ayın en yüksek seviyesine çıktı.

Hemen arkasından İngiltere'den gelen bir açıklama, dünyadaki iyileşmenin yavaş olacağı kanaatlerini biraz daha güçlendirdi. İngiliz Merkez Bankası, 2011 için öngördüğü yüzde 3,4 oranındaki büyüme tahminini yüzde 2,5 seviyesine indirdi. Ve Başkan Mervyn King, çıkıp açıkça "İngiltere ekonomisinin yeniden normalleştiğini söyleyebilecek herhangi bir işaretin alınması için daha birkaç yıl beklemek gerektiğini" söyledi. Merkez Bankası'nın tahminleri aşağı çekmesinin en önemli sebebi, İngiltere'deki koalisyon hükümetinin kamu harcamalarında yaptığı büyük kesintiler. Bu arada ülkedeki özel bankalar da kredi musluklarını tam olarak açmadı. Ve tahminlerin altında bir büyüme kendini göstermeye başladı.

Avro bölgesinde ise Almanya'nın 2010'un ikinci çeyreğinde yüzde 2,2 ile iyi bir büyüme oranı açıklaması çarpıcı bir gelişme. Bu, Avro bölgesindeki ortalamayı ABD'den daha iyi bir noktaya taşımış görünse de, Birlik genelindeki darboğaz aşılmış değil. Mesela Yunanistan'ın ikinci çeyrek büyümesi de negatif: Yüzde -1,5.

Yani ABD ve Avrupa'da artan kamu harcamaları ve bunun yol açtığı sorunlar, büyüme üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. İşsizlik, yüksek seviyesini korumaya devam ediyor. Büyüyememek, dengeleri bozuyor, her alanda sıkıntı meydana getiriyor.

Bu şartlar altında, kredi derecelendirme kuruluşlarının bahsettiğimiz ülkeleri de mercek altına aldığını görüyoruz. Krizde itibar kaybına uğrayan bu kuruluşlar, artık gelişmiş ekonomilere de uyarı yapmaya başladılar. Ama hâlâ bu ülkelerin notlarını en üst seviyede tutmayı da sürdürüyorlar.

Önceki gün Moody's, ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya'yı "AAA" ile temsil edilen en üst seviyedeki kredi notlarının düşürülebileceği konusunda uyardı. Kuruluşun açıklamasında, bu ülkelerin kamu maliyesindeki bozulmaya dikkat çekilerek, büyümeyi hızlandırmaları gerektiği belirtildi.

Burada büyümedeki yavaşlamanın ve artan endişelerin, dünya emtia fiyatlarında yükselişin durmasına, düşüşlerin başlamasına yol açtığını da hatırlatalım.

Türkiye, dünya ile içli dışlı olmasına bağlı olarak dünyada olup bitenlere karşı eskisinden daha duyarlı. Küresel krizden de etkilendi ama kabul etmeliyiz ki, bu etkinin boyutları korkulduğu kadar olmadı, pek çok ülkeden daha hafif atlattık bu dönemi. Ve kriz şartlarında IMF ile yeniden masaya oturmama kararını dahi verebildik. Şu an ekonomi toparlanmış, büyüme beklentilere paralel olarak devam ediyor.

Eğer Batı ekonomilerinde görülen büyüyememe odaklı sıkıntılar yeni bir dalgalanmaya yol açacak olursa, bunun etkileri elbette bize de uğrayacaktır. Ama bunun boyutlarının çok güçlü olmayacağını şimdiden söyleyebiliriz. Çünkü toparlanma konusunda oldukça iyi durumdayız. Eğer pazar çeşitlendirme çalışmaları devam eder, ihracatın rekabet gücünün düşmesine de müsaade edilmez ise büyüme performansında fazla bir kayıp olmaz.

İstikrar açısından baktığımızda da, krizin patlak verdiği iki yıl öncesine nazaran şu an daha istikrarlı ve güven veren bir Türkiye söz konusu. 12 Eylül günü anayasa değişikliğine halktan da onay çıkarsa, bu istikrar ve güven ortamının pekişeceği, demokrasimizin sınıf atlatmasının yanında ekonomiye ve iş dünyasına sağlıklı bir zemin hazırlayacağı muhakkak.

Kaynak: Kadir Dikbaş - Zaman

www.UlasimOnline.Com 

Bu haber toplam 757 defa okunmuştur
Diğer Haberler
  • Benzine indirim geldi28 Nisan 2020 Salı 01:43
  • Akaryakıta zam yolda24 Nisan 2020 Cuma 08:56
  • Benzin ve motorine büyük indirim22 Nisan 2020 Çarşamba 09:11
  • Petrol piyasası çöktü21 Nisan 2020 Salı 01:57
  • Benzin fiyatlarına indirim geliyor21 Nisan 2020 Salı 01:12
  • E-Ticaret yüzde 200 arttı20 Nisan 2020 Pazartesi 10:07
  • Araçtan inmeden BP Taşıtmatik ile akaryakıt temini17 Nisan 2020 Cuma 21:19
  • Mazota indirim geldi.. Gece yarısı ikisi de zamlanacak17 Nisan 2020 Cuma 15:44
  • Salgından en az gıda sektörü etkilendi10 Nisan 2020 Cuma 14:47
  • Sabiha Gökçen’in terminal yatırımı bir yıl ertelendi09 Nisan 2020 Perşembe 06:30
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Ulaşım Online | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0212 293 75 48-32 | Faks : 0212 970 87 88 | Haber Scripti: CM Bilişim