• BIST 13741.89
  • Altın 6282.85
  • Dolar 46.0997
  • Euro 53.2223
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 18 °C

Vizesiz gemi turları yoğun ilgi görüyor

Vizesiz gemi turları yoğun ilgi görüyor
Vizesiz gemi turları son yılların tercih edilen seyahat biçimlerinden. Şu sıcak tatil gününde Ramazan sonrası nasıl değişik şekilde tatil yaparak hem gezip eğlenirken hem bilgilenirim diyenlere bir gemi turu macerası sunalım istedik.

Vizesiz gemi turları yoğun ilgi görüyor

Vizesiz gemi turları son yılların tercih edilen seyahat biçimlerinden. Şu sıcak tatil gününde Ramazan sonrası nasıl değişik şekilde tatil yaparak hem gezip eğlenirken hem bilgilenirim diyenlere bir gemi turu macerası sunalım istedik.

Vizesiz gemi turları son yılların tercih edilen seyahat biçimlerinden biri oldu. Zahmetsiz bir yolculuk türü bu. Tek yapmanız gereken turun parasını ödemek, pasaportunuzun numarasını şirkete bildirmek, yurt dışı çıkış harcını ödeyip, günü geldiğinde gemiye binip keyif çatmak. Her gün bir limanda iniyor, sanki kendi ülkenizdeymiş gibi adeta evinizden çıkıp etrafı gezip tozuyor, sonra da aynı rahatlıkta gemiye biniyorsunuz. Kimse size “Dur; nereye gidiyorsun” demiyor. Üstelik bütün bunları da başka ülkeleri, aralarında kilometrelerce mesafe olan kentleri gezerek, denizlerinde yüzerek, tarihini, coğrafyasını keşfederek yapıyorsunuz. Ne bavul açıp kapama derdi var, ne de uçağa ya da otobüse yetişme derdi.

Apex Tour Cruise Holidays’in Ocean Majesty isimli gemisiyle Dalmaçya sahillerini keşfe çıkarken, doğrusu ilk kez gemi yolculuğu yapacağımız için biraz tedergindik. İzmir Limanı’ndan hareketle Yunanistan’da Atina, Korint Kanalı, Corfu Adası, Hırvatistan sahillerinde ise Dubrovnik, Split ve Kotor’a gideceğiz. Rota çok güzel de, geminin hareket saatini beklerken; “Ya gemi sallanırsa, deniz tutarsa, fırtına çıkarsa, ya da gemide insan nasıl vakit geçirir ki? gibi soruları sorup durduk birbirimize. Ocean Majesty’ye bindiğimiz andan itibaren herşeyin en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş olduğunu görünce de tedirginliğimiz yerini keyfe bıraktı.

Ocean Majesty, 9 katlı, 10 bin 417 gros ton ağırlığında, 134 metre uzunluğunda. 623 yolcu ve 280 personel kapasiteli. Birinde küçük bir havuz ve jakuzi olan üç güvertesi, biri açık, diğeri kapalı iki restoranı, 5 barı, kütüphane ve internet odası, sinema salonu, masaj, sauna, spa ve sağlık hizmetleri, jimnastik salonu, casinosu, freeshop’u, marketi, diskoteğiyle bir otelde arayacağınız herşeyi sunuyor. Kabinlerde TV, saç kurutma makinesi (10 Euro’ya kiralıyor, çıkarken paranızı geri alıyorsunuz), direkt telefon, banyo ve WC mevcut. Giriş katından başlayıp, 8’inci kata kadar dağılan kabinler, değişik kategorilerde, Her kategori ayrı fiyatlandırılmış. Personel Türk, Yunan, Ukrayna, Romanya, Bulgaristan, Hindistan, Brezilya ve Filipinlilerden oluşuyor. Ağırlık Filipinlilerde. Hepsi çok kibar ve yardımcı. Günde üç kez odanız temizleniyor. Sabah, öğle, akşam yemekleri, akşamüstü çayları, gece atıştırmalıklarıyla mutfak gün boyunca arı gibi çalışıyor. İçki fiyata dahil değil. Personel için gün başına 7 Euro bahşiş veriyorsunuz. Şehir turları da fiyata dahil değil. Tura katılmak istemiyorsanız araç kiralayarak ya da yürüyerek kendi programınızı kendiniz yapabiliyorsunuz. Tabii ki gemiye bildirilen saatte binmek kaydıyla!...

Ocean Majesty, Saat 15.00’te İzmir Limanı’ndan hareket etti. Gemiye biner binmez size bir tanıtım kartı veriliyor. Bu kartla gemiye inip biniyor, gemideki harcamalarınızı kabin hesabınıza geçirtiyorsunuz. Olur da gemiye geç kalırsanız, limanda kimlik yerine de gösterebiliyorsunuz. Neyse kartımızı aldık ve odalarımıza yerleştik. Gemide verilen zorunlu can kurtarma tatkibatına da katılıp, can yeleklerini nasıl kullanacağımızı öğrendikten sonra, Atina’ya doğru dümen kıran geminin güvertesinde yıldızları seyretmeye başladık. Sabah Pire Limanı’nda olacağız.

Pire’den Atina’ya

Bilindiği gibi Yunanistan gemicilik sektöründe köklü bir geleneğe sahip. Yılda 20 milyon yolcuyu ağırladığı söylenen liman, dünyanın en işlek üçüncü limanı. Yılın ilk çeyreğindeki geliri 27.8 milyon Euro. Avrupa Yatırım Bankası’nın 90 milyon Euro vererek büyümesi için desteklediği limanın bazı bölümleri 35 yıllığına Çin’e kiralanmış. Burada görülecek fazla bir şey yok. Limanda bizi bekleyen otobüslere binip, Yunanistan’ın gözbebeği Akropolis’e doğru yola çıkıyoruz.

“Geçiş üzerindeki yer” anlamına gelen Pire’den Akropel’e giderken, rehberimiz Armağan Yağcı, Yunan rehberin anlattıklarını çeviriyor. Ne Yunanistan’da, ne de Hırvatistanda yerel rehber almadan bir şey yapamıyorsunuz. Paşa Limanı ve mübadelelerin yapıldığı Türk Limanı da denen Mikrolimani’den geçiyoruz. 1985’de açılan, 1997 Avrupa Basketbol Şampiyonası ve 1998
Dünya Basketbol Şampiyonası’nın, yapıldığı, 2004
Olimpiyat Oyunlarında voleybol maçlarının oynandığı Barış ve Dostluk Stadyumu’nu geride bırakıyoruz. Nihayet Akropel’deyiz.

Corinth heyecanı

Şimdi Corinth Kanalı’ndan geçeceğiz. Yunanistan’ın Mora Yarımadası ile kuzey kara topraklarını ayıran Corinth Kanalı, 1881 ile 1893 yılları arasında açılmış. Kanalı elde etmek için eski çağlarda gemilerin kayalıklardan aşırılarak geçirildiği Corinth kıstağı en ince yerinden kesilmiş, 84 metre aşağı kazılmış. Buna rağmen, 8 metre su derinliği elde edilmiş. Böylece Ege Denizi’yle Adriyatik Denizi kanal vasıtasıyla birbirine bağlanmış. Kanal, Ege’den Adriyatiğe ulaşmak için Mora Yarımadası’nı dolaşarak 400 km. yol katetmek zorunda olan gemilerin yolunu 6.3 km.’ye indirmiş.

Kanalın giriş ve çıkışında suya batırılabilen köprüler mevcut. Ocean Majesty, kanala girdiğinde herkes güvertelerde toplanıp, bu ilginç deneyimin her dakikasını yaşamaya çalışıyor. Kanalın alt kısımları 21, üst kısımları 24 metre genişliğinde. Ancak tek yöne, tek bir gemi geçebiliyor. O da küçük tonajlı olmak ve kılavuz almak kaydıyla. Yanlardaki kara parçaları dik bir şekilde gökyüzüne uzanıyor. Çarpacak sanıyorsunuz ama çarpmıyor gemi. Kimi zaman kıyıya hafifçe sürtünüyor . O zaman iki yanındaki yuvarlak bariyerler, kıyıya sürtünen geminin açılmasını sağlıyor. Ses dalgalarıyla su iki yana itilerek yol alıyor. Ağır ağır ilerliyoruz. Tam da gün batarken Corinth’ten geçmek unutulmayacak deneyimlerden biri oluyor. Günde ortalama 30 geminin geçebildiği kanal gelişen deniz teknolojisi sayesinde artık eski önemini kaybetmiş. Bakım ve onarım maliyetleri nedeniyle geçişlerin oldukça masraflı olmasına rağmen yılda çoğu Yunan seyahat firmaları ve turist gemilerinden oluşan 11 bin transit geçiş yapılıyor.

Bu akşam yemeğin ardından güvertede Türk gecesi var. Geminin animasyon ekibi her gece başka bir şovla geceleri renklendiriyor. Güvertedeki açık hava partileri gecenin geç saatlerine kadar sürüyor. İster şovu izliyor, ister partiye katılıyor, kapalı lounge’da sohbet ediyor, casinoya gidiyor ya da kabinize çekilip TV izleyip, dinleniyorsunuz. Bu arada gemide çok rahat uyunduğunu da belirtmek lazım. Ne sallanıyorsunuz, ne de yukardaki partinin sesini duyuyorsunuz. Geceki partinin ardından dünyanın en uzun asma köprülerinden Rion-Antirion Köprüsü’nün altından geçtik. Yunanistan’ın 21. yüzyıl sembollerinden biri sayılan köprü, gecenin karanlığında Yunan bayrağının renklerinin kullanıldığı aydınlatmasıyla etkileyici bir manzara sunuyor.

www.UlasimOnline.Com

Bu haber toplam 1127 defa okunmuştur
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Ulaşım Online | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48-32 | Faks : 0212 970 87 88 | Haber Scripti: CM Bilişim