• BIST 13866.67
  • Altın 6426.73
  • Dolar 46.1176
  • Euro 53.3063
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 26 °C

En büyük ödül Türk Telekom'un

En büyük ödül Türk Telekom'un
''Bilişim 500'' yarışmasında, 10 milyar 568 milyon 461 bin lira ciroyla Türk Telekom birinci, 8 milyar 936 milyon 400 bin lira ciroyla Turkcell ikinci, 2 milyar 539 milyon 717 bin lira ciroyla Vodafone üçüncü oldu.

En büyük ödül Türk Telekom'un

''Bilişim 500'' yarışmasında, 10 milyar 568 milyon 461 bin lira ciroyla Türk Telekom birinci, 8 milyar 936 milyon 400 bin lira ciroyla Turkcell ikinci, 2 milyar 539 milyon 717 bin lira ciroyla Vodafone üçüncü oldu.

İnterpromedya Araştırma Hizmetleri tarafından Türkiye bilişim sektöründe faaliyet gösteren firmaların 2009 yılı net satış gelirleri baz alınarak hazırlanan ''İlk 500 Bilişim Şirketi Araştırması''nın sonuçları, düzenlenen ödül töreninde açıklandı.

Törende ''yazılım'', ''donanım'', ''hizmet'' ve ''özel'' bölüm başlıkları altındaki 48 kategorinin birincileri ve ilk 10'da yer alan şirketler ödüllerini aldı.

Araştırmada bilişim sektöründe ilk 10'a giren şirketler şöyle sıralandı:

''10 milyar 568 milyon 461 bin lira ciroyla Türk Telekom birinci, 8 milyar 936 milyon 400 bin lira ciroyla Turkcell ikinci, 2 milyar 539 milyon 717 bin lira ciroyla Vodafone üçüncü, 2 milyar 504 milyon 38 bin lira ciroyla Avea dördüncü, 2 milyar 51 milyon 824 bin lira ciroyla KVK beşinci, 1 milyar 694 milyon 310 bin lira ciroyla Genpa altıncı, 1 milyar 87 milyon 422 bin lira ciroyla İndeks Bilgisayar yedinci, 952 milyon 884 bin lira ciroyla Hewlett-Packard sekizinci, 875 milyon 595 milyon lira ciroyla Teknosa dokuzuncu, 800 milyon 593 bin lira ciro ile Digitürk onuncu sırada yer aldı.''

400 milyon lira cirosuyla listeye 16'ncı sıradan giren Multinet dikkati çekerken, sıralamaya ilk kez giren Türksat 29'uncu sıraya oturdu.

Sabit telefon hizmetindeki alternatif operatör sıralamasında Superonline birinci olurken son üç yılda cirosunu 66,5 milyon liradan 237,5 milyon liraya çıkartarak 31'inci sırada yer alma başarısını gösteren Superonline, ''Son 3 yılda En İyi Performans Gösteren Bilişim Şirketi'' oldu.

İzmir şirketi olan Promer ise 841 bin liralık cirosunu 12 milyon liraya yükselterek listede 274 sıralık rekor bir sıçrayışla ''Son 1 Yılda En Fazla Büyüyen Bilişim Şirketi'' ödülünü aldı.

Bilişim 500 Araştırması'na bu yıl toplam 93 yeni firma girdi. İlk 20'ye ilk kez giren firma sayısı bir, ilk 50'ye ilk kez giren firma sayısı iki ve ilk 100'e ilk kez giren firma sayısı ise beş oldu.

Araştırmada daha önce de yer alan firmaların bir çoğu pazardaki daralmaya rağmen 2009 performanslarıyla dikkat çekti. Sıralamada, 200 basamağın üzerinde yükselen firma sayısı 3, 100 basamağın üzerinde yükselen firma sayısı 7, 50 basamağın üzerinde yükselen firma sayısı ise 45 oldu.

Araştırma sonuçlarına göre bilişim pazarı 2009'da dolar bazında yüzde 12,6 daralarak 24,6 milyar dolar oldu. Pazarın 2010 sonunda ise yüzde 6,5 oranında büyüyerek 26,2 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşacağı tahmin ediliyor.

Bilişim pazarındaki daralmaya rağmen yazılım pazarı yüzde 5,6 oranında bir büyüme kaydetti. Özellikle doküman yönetimi yazılımı pazarı yüzde 40'ın üzerindeki büyümeyle dikkati çekti.

Hizmet pazarı, 2009 yılında yüzde 11'lik büyüme ile en fazla büyüyen pazar grubu oldu. Hizmet pazarı altında değerlendirilen dış kaynak kullanımı pazarı yüzde 40 büyüyerek, hizmet sektörünün performansındaki en büyük etkenlerden birisi konumuna geldi. 2009 yılında en fazla daralma yüzde 19,8 ile BT donanımı pazarında olurken Telekom donanımı ve taşıyıcı hizmetler pazarındaki daralma ise yüzde 15 civarında yaşandı.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, son dönemde internet sitelerinin yasaklanmasıyla ilgili tartışmaları değerlendirirken, ''Atatürk ile ilgili hassasiyeti nedense ya biz anlatmakta zorlanıyoruz ya da dışarıdaki arkadaşlarımız anlamakta zorlanıyorlar'' dedi.

İnterpromedya Araştırma Hizmetlerinin yaptığı ''Bilişim 500'' araştırmasının ödül töreninde konuşan Acarer, internet araçlarının sosyal ve kültürel hayatı çok fazla etkisi altına aldığını belirterek, sektördeki gelişimin lineer değil, logaritmik olduğunu dile getirdi.

Bilişim sektörü mensuplarının çok realist, popülist ve uygulanması olanaksız yaklaşımlardan kaçmaları gerektiğini ifade eden Acarer, şöyle konuştu:

''Ülke gerçeklerine ve milli mevzuata uymayan yaklaşım ve ifadelerin kamuoyunda gelişigüzel sarf edilmesini ben esefle kınıyorum. Çünkü kullanımdaki ifadeler toplumdaki geniş kitlelerin yanlış algılamalarına yol açabiliyor. Özellikle son günlerde Youtube ve Google ile ilgili yapılan tartışmalar bunun en güzel örneği... İleride karşılaşacağımız karmaşık olayların çözümüne de maruz kaldığımız bu olay ışık tutacak.

İnternette özgürlük, bu özgürlük lafının sınırlarını mutlaka çizmemiz lazım. Kişisel hakaret sitelerinden, özellikle seçim dönemlerinde buna çok rastlıyoruz, o kadar çok insan maddi, manevi mağdur oluyor, sosyal yaşantıları o kadar alt üst oluyor ki, bu konuda canı yanan insanlar bizlere 'Neden müdahale etmiyorsunuz?' diye eleştiride bulunuyor. Seçime giren bir yerel başkan adayı ile ilgili bir site açılıyor. Adam o siteyi kaldırana kadar zaten seçimi kaybediyor. Bu nedenle düzenlemelerin, hem evrensel değerlere hem de ülkelerin iç mevzuatına uygun yapılması lazım. Atatürk ile ilgili hassasiyeti nedense ya biz anlatmakta zorlanıyoruz ya da dışarıdaki arkadaşlarımız anlamakta zorlanıyor. Halbuki, aynı kuruluşlar Almanya'nın Nazilerle ilgili ABD'nin El-Kaide ile ilgili hassasiyetlerini hiç itiraz etmeden kabul ediyor.''

Türkiye'nin değerlerine ve hassasiyetlerine saygı duyulması gerektiğini ifade eden Acarer, bir çok ülkede ne yapılıyorsa Türkiye'de de aynısının yapılması gerektiğini belirtti.

Acarer, Türkiye'de son dönemlerde yerli üretim ve Ar-Ge ile ilgili çok ciddi adımlar atıldığını belirterek, bazı kuruluşların ucuz iş gücü için başka ülkelerden eleman getirme çalışması içerisinde olamalarının endişe verici olduğunu vurguladı.

Enerjinin, bilişim sektörünün paylaşılmasından çok büyütülmesi için harcanması gerektiğini kaydeden Acarer, bilişim sektörünün gelişmesi açısından standardizasyon çalışmalarının tamamlanmasını çok önemsediklerini, bu konudaki mevzuat düzenlemelerinin son noktaya geldiğini ve bilişim sektörü için çok büyük gelişme kaydedileceğine inandıklarını söyledi.

Acarer, sektörün diğer ülkelere bilgi birikimi götürmesi için çevre ülkelerde çok büyük fırsatlar olduğunu, yerli ürünlerin kullanımı konusunda kamu yöneticilerinin pozitif ayrımcılık yapması gerektiğine inandıklarını belirterek, ''Bu pozitif ayrımcılık suçsa 'Bu suçu da işliyorum, cezam ne ise çekerim demek lazım' diye düşünüyorum'' dedi.

-ERSİN ÖZİNCE'NİN KONUŞMASI-

Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince de finans merkezi fikrini devletin önüne koyarken en çok bilişim konusundaki potansiyele güvendiklerini söyledi.

Bankacılık sektöründe de bilişim sektöründe de genelde know-how'ın dışarıdan alındığına dikkati çeken Özince, yaratılan bilgi birikimlerinin yavaş yavaş bölgedeki diğer ülkelere ihraç edilmeye başlandığını belirtti.

Özince, bankacılık sektörünün bilişimi çok etkin kullanan bir sektör olduğunu ifade ederek, Sermaye Piyasası Kurumunun bulunduğu binanın önceden bilişim binası olarak kullanıldığını ve bilgisayarı soğutma suyu ile o binayı ısıtabildiklerini anlattı.

Ersin Özince, 1980'den bu yana bankacılık aktif büyüklüklerinin 29 kat, istihdamın da yüzde 39 oranında arttığına dikkati çekerek, elektronik fon transferi ve havale işlemlerinin son 3 yılda 2 kattan daha fazla artarak, 60 milyar liradan 140 milyar lira seviyesine çıktığını bildirdi.

Bilişim suçlarıyla mücadele konusunda İstanbul'da Bilişim Suçları Merkezi kurulma çalışmalarının sürdüğünü belirten Özince, ''Biz sektörlerimizin sivil toplum kuruluşları üzerinden buna ne kadar destek verebilirsek, o kuruluşun olabildiğince donanımlı ve şeffaf oluşumunda da söz sahibi olabileceğiz. Bankalar Birliği olarak biz buna gerek insan gerekiyorsa da finansal katkıda bulunma kararını almış durumdayız'' şeklinde konuştu.

Özince, bankaların bilişim sektörü ile ilgili yaptıkları işlerde önümüzdeki dönemlerde talep problemi olmayacağını, tersine artışın başladığını kaydetti.

-''HAFİF TEHDİTLER ALIYORUZ''-

Sermaye Piyasası Kurumu (SPK) Başkanı Vedat Akgiray, Türkiye'nin teknolojiyi layık olduğu düzeyde üretemediğini belirterek, eksikliğin bilgi ve yeteneği, firmaya ve paraya dönüştürecek mekanizmaları iyi kullanmamak olduğunu ifade etti.

''Teşvik ve destek istemek, yoksa bir şey yapmamak biraz tembellik oluyor'' diyen Akgiray, paranın akış kanallarını iyi yönetmek gerektiğini vurguladı.

Akgiray, Türkiye'nin GSYH'sının 750 milyar dolar civarında olduğunu anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Türkiye'nin GSYH'sı bu sene 800 milyar doları geçecek gibi gözüküyor. Bizim şu anda aşağı yukarı 900 milyar dolar büyüklüğü olan bir borsamız olsa dünya ortalamasını yakalayabiliyoruz. Dünya ortalamasını yakalamak da bizlere artık bir heyecan vermiyor. Dolayısıyla böyle bir kaynak var aslında. Türkiye 1 trilyon dolarlık bir ekonomi üretebiliyorsa, Türkiye 1 trilyon dolarlık bir borsa üretebilir. Burada kullanamadığımız bir kaç 100 milyar dolarlık muhtemel kaynak var. Halka açılmayı yani hisse senedi yoluyla finansman bulmayı o kadar kolaylaştırdık ki Ankara'daki bazı siyasi ve bürokratlar bizi sorguluyor. 'Böyle giderse, çok kolay oldu bu iş, yarın bir gün tekerlek patlarsa başınız derde girer' diye arada bir böyle hafif tehditler de alıyoruz. Büyüme planlarınızda, yeni yatırım planlarınızda sermaye piyasaları denen bir olgu olduğunu lütfen düşünün, dikkate alın.''

www.istanbulhaber.com

Bu haber toplam 742 defa okunmuştur
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Ulaşım Online | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48-32 | Faks : 0212 970 87 88 | Haber Scripti: CM Bilişim