09 Haziran 2026
  • İstanbul18°C
  • Ankara14°C

LİMAN İŞLETMECİLERİNE TEHLİKE ÇANLARI

Maliye Bakanlığı ile kira sözleşmesi bulunmayan ve İmar planlarında gösterilmeyen limanlar 1 Temmuz itibarıyla işletme izinlerini kaybedebilir. Sorun giderilemediği taktirde limanlara gemi yanaştırılamayacak.

Liman işletmecilerine tehlike çanları

10 Mart 2010 / 09:25

Liman işletmecilerine tehlike çanları

Maliye Bakanlığı ile kira sözleşmesi bulunmayan ve İmar planlarında gösterilmeyen limanlar 1 Temmuz itibarıyla işletme izinlerini kaybedebilir. Sorun giderilemediği taktirde limanlara gemi yanaştırılamayacak.

Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ile Denizcilik Müsteşarlığı’nın ortaklaşa düzenlediği Enerji ve Sanayi Kıyı Yapıları Planlama ve Yatırım Süreçleri Değerlendirme Toplantısı’ndan elde edilen değerlendirmeler İmar ve Kıyı Mevzuatı çalışmalarında ele alınacak. Limanlarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Denizcilik Müsteşarlığı Deniz Ulaştırması Genel Müdürü Dr. Özkan Poyraz, konuya ilişkin açıklama yaptı. Poyraz, Türkiye’de özel limancılığın, sanayi ve parmak iskelesi formunda geliştiğini ve sadece İzmit Körfezi’nde 40 tane bu tip sanayi iskelesi olduğunu belirterek, bunların ilk olarak kendi yüklerini taşımak için kurulduklarını fakat limancılıktaki gelişimi görerek kısmen kapasite artırımı yapılarak üçüncü şahıslara hizmet vermeye başladıklarını ifade etti. Özkan Poyraz, Türkiye’nin bölgesel büyük limanlarının oluşmadığını dile getirerek, bu tür limanların bürokratik bazı eksiklik ve sıkıntılarının olduğunu söyledi.

Limanların kıyı kanunundan önce inşa edildiklerini ve kiralamayla ilgili sıkıntılarının olduğunu kaydeden Deniz Ulaştırması Genel Müdürü Dr. Özkan Poyraz, Anayasaya göre kıyı kenar çizgisinde deniz tarafındaki alanın devletin hükmünde olduğunu ve bu bölgenin tapusunun bulunmadığını, buraların ancak bir irtifak hakkı ya da bir kira sözleşmesiyle özel sektör tarafından kullanılmasının mümkün olduğunu söyledi. Limanların bugüne kadar kira sözleşmesi yapamadıklarını ve bu yüzden limanların Maliye Bakanlığı’nda işgalci olarak gözükerek kullandıkları alanlar için işgal tazminatı ödediklerine dikkat çeken Poyraz, şuan ki mevzuata göre en önemli kırmızı çizgilerinin buranın kullanım izninin kime verildiğini bilmek olduğunu ve bunun dışındaki konularda ise yönetmeliklerinin bir imkan tanıdığını kaydetti.

Hukuken kıyı kenar çizgisindeki alanın kim tarafından kullanıldığını bilmedikleri sürece o limana işletme izni düzenlemelerinin mümkün olmadığını, bu durumda 1 Temmuz 2010’da bu tür limanların faaliyetlerini zedeleyecek olaylar olacağını belirten Dr. Özkan Poyraz özellikle akaryakıt sektöründe ciddi sıkıntıyla karşılaşabileceğini ve kiralamayla ilgili asıl sorunların petrol boru hatları, şamandıralar ve petrol platformlarında olduğunu bildirdi. Poyraz, bugünkü limanların en büyük sorununun kıyı kanunu ve Maliye Bakanlığı’nın milli emlak müdürlüğünden kiralama işlemlerini bitirememesi olduğunu ifade ederek, İzmit’te bütünleşik bir proje geliştirilerek sadece iyileştirmeye izin verildiğini ve bölgedeki büyük yatırımların ileride İzmit Körfezi’nde bütünüyle bir hubport olacağını gösterdiğini söyledi.

www.UlasimOnline.Com