03 Mayıs 2024
  • İstanbul12°C
  • Ankara11°C

İRAN'IN İHA GÜCÜ

İran, Şah döneminde ABD'nin desteği ve teknoloji transferi ile kurulan havacılık sanayii birikimini, İslam Devrimi ve sonrasındaki uluslararası yaptırımlara rağmen korumayı ve geliştirmeyi başardı.

İran'ın İHA gücü

20 Ağustos 2015 Perşembe 17:59

Bu performansın en göz önündeki örnekleri, F-14 Tomcat, F-4E Phantom II, F-5 gibi 1970'lerin ikinci yarısında tedarik edilen savaş uçaklarının bakım, onarım ve yenileme faaliyetlerinin yurtiçi imkânlarla yapılması, hala uçabilir durumda tutulmaları ve hatta bazı yerli geliştirme projelerinde altlık olarak kullanılmalarıdır.

Aynı başarı, Şah döneminin sonlarında elde edilmeye başlanan uzaktan kumandalı keşif uçağı sistemleri tecrübesinin geliştirilerek insansız hava aracı (İHA) sanayiinin kurulmasında da gösterildi. Özellikle 1990'lardan itibaren roket ve füze teknolojileri ile birlikte en yoğun ArGe ve üretim faaliyetlerinin İHA alanında yürütüldüğü görülüyor.

İran'ın teorik ve uygulamalı bilimlerdeki insan kaynakları kapasitesi, tersine mühendislik ve yaptırımların çevresinden dolaşmadaki maharet ile birleşince ortaya çok sayıda İHA projesi çıktı. Bu İHA'lar hem İran ordusu hem de İran'ın müttefiki ülke ve örgütler tarafından yaygın olarak kullanılıyor. Dolayısıyla İHA'lar, İran'ın yürütmekte olduğu dış politikanın önde gelen araçları haline geldiler.

Başka bir ifade ile İran, aynı İsrail gibi bir İHA gücü haline geldi. Bu gücün yakından incelenmesi, Türkiye için de önemli dersler çıkarabilir.

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.