Bütün komşularla vize kaldırma planı
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, ''Çevreci bir konaklama merkezi mantalitesinin gelişmesi konusunda birkaç yıldır kararlı adımlar atmaya çalışıyoruz'' dedi.
Ertuğrul Günay, İstanbul Dedeman Oteli'nde düzenlenen Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliğinin (TUROB) 20. Olağan Genel Kurulu'nun açılışında yaptığı konuşmada, 2009 yılında Türkiye'ye gelen yabancı pasaportlu turist sayısının 27 milyonu geçtiğini, turizm gelirlerinin de bir önceki yıla yakın bir noktada sonuçlandığını söyledi.
2008-2009 yılında kamu sektörü olarak, turizmi özel bir şekilde desteklemeye çalıştıklarını, 2010 yılının da dünyada sancılı, sıkıntılı bir yıl olabileceği varsayımıyla bu desteği sürdürmeye çalışacaklarını ifade eden Günay, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Artık Türkiye'de, konaklama sektöründe, 1 milyon dolardan daha fazla gelir getiren konaklama tesisleri, ihracatçıların yararlandığı haklardan yararlanabilecekler. Konaklama tesisi veya acenta gibi sınırlama olmaksızın yine 2009 yılında KOBİ desteğinden turizm sektörünün de yararlanması konusunda Bakanlar Kurulu düzenleme yaptı. Enerji desteği konusunda geçen yıl bir sıkıntı yaşamıştık. 200 trilyon civarında enerji desteği, sektöre aktarılabilmişti.''
Bakan Günay, Türkiye'de kaliteli şarap üretiminde ve ithal kaliteli şarapta, yüzde 63'e varan orandaki ÖTV'nin yeni yılın ilk günlerinde kaldırıldığını anamsattı.
Günay, Türkiye'de ecrimisil konusunda uzunca bir süredir sıkıntıların yaşandığını, bu farklı uygulamaları ortadan kaldıran bir düzenlemeyi Maliye Bakanlığı ile birlikte imza altına aldıklarını anlattı.
Bu yıl erken rezervasyon uygulamasına daha erken başladıklarını ifade eden Kültür ve Turizm Bakanı Günay, şunları kaydetti:
''Çevreci bir konaklama merkezi mantalitesinin gelişmesi konusunda birkaç yıldır kararlı adımlar atmaya çalışıyoruz. Çünkü biz Türkiye'de tüketen bir turizm anlayışını değil, ülkenin geleceğine olumlu yansımaları olan bir turizm anlayışını benimsiyoruz. Doğamızı, denizimizi, çevremizi, enerji kullanımımızı dikkatle gözetmezsek, bunun bugünlerde bir zenginlik olmakla birlikte, gelecekte bir felaket kaynağı olabileceğini biliyoruz ve olabildiği kadar hem konaklamaların yerleşmesinde hem bütün destinasyonun düzenlenmesinde, tarihi, doğayı koruyan yeni bir bakış açısı gerçekleştirmeye çalışıyoruz.''
-''TÜRKİYE'Yİ ARTIYA ÇEKEN GÜÇ, İSTANBUL OLDU''
Geçen yıl turizmde yüzde 3'e yakın bir artışın sağlandığını ancak İstanbul'un yüzde 6 civarında bir artış gerçekleştirdiğini belirten Günay, ''Türkiye'yi artıya çeken güç, İstanbul oldu'' dedi.
2010 Avrupa Kültür Başkenti sıfatını taşıyan İstanbul'un, 2010 yılıyla sınırlı bir başkent olmadığını ifade eden Ertuğrul Günay, şöyle konuştu:
''İstanbul tarih boyunca bir başkentti, dünya var oldukça emsalsiz güzellikte bir başkent olacaktır. O yüzden İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti projesini bir başlangıç sayıyoruz. Bu yılın sonunda bitecek bir takvim sınırlaması değil. Yapacağımız çok şey var.''
-HAVA LİMANLARININ YETERSİZLİĞİ-
İstanbul'un hava yolu imkanlarının artık kenti taşımadığını dile getiren Günay, ''İstanbul'a dünyanın dört bir yanından uçuşlar var. Ama Sabiha Gökçen desteğini de vermemize rağmen, şu anda İstanbul'da havaalanı konusunda yetersizlikler yaşıyoruz'' diye konuştu.
İstanbul'un kruvaziyer potansiyelini geliştirecek altyapıya sahip olmadığını belirten Günay, ''Kruvaziyer turizmi, İstanbul'a kültür ve gelir düzeyi yüksek ziyaretçi taşıyor ama biz İstanbul'da henüz sınırlı bağlama imkanına sahibiz. Hatta İstanbul'un potansiyeline bakarak söylüyorum, yeterli bağlama limanına sahip değiliz. Bu bizim için çok acil projelerden bir tanesi'' dedi.
İstanbul'u bu yıl sonunda 10 milyon turistin ziyaret etmesinin beklendiğini ifade eden Bakan Günay, kentin yeni konaklama merkezlerine ihtiyacı olduğunu belirterek, ''İstanbul'un altyapısını geliştirmek için yeni merkezler yapılmaya başlandı. İstanbul'un tarihini hissedeceğimiz, Osmanlı'nın anılarını algılayabileceğimiz butik, kente özgü, tarihi konseptin içinde yer alan yeni bir otel anlayışına ihtiyacımız var'' dedi.
-''İSTANBUL 20 MİLYONU TAŞIMAYA HAZIR DEĞİL''-
''Şu anda 10 milyon rakamı, İstanbul için hiçbir şey değildi, ama bugünkü altyapısıyla İstanbul 20 milyonu taşımaya hazır değildir'' diye konuşan Günay, şunları kaydetti:
''İstanbul'u geçmiş yıllarda yanlış planlamışız, sanayi kenti haline getirmişiz. Türkiye'nin dört bir tarafından iş arayan insanların umutlarını, sırtlarına yorgan yaptığı bir göç şehri haline getirmişiz. İstanbul'un coğrafyasına, tarihine karşı çok büyük haksızlıklar yapmışız. İstanbul, bugünkünün yarısı kadar nüfus taşıyabilirdi ama bugünkünün üç katı kadar ziyaretçi ağırlayabilirdi.''
Bakan Günay'a konuşmasının ardından TUROB Başkanı Timur Bayındır, minyatür figürlerin yer aldığı bir tablo sundu. Bakan Günay da Bayındır'a bakanlık tarafından hazırlanan ''Türkiye'' adlı kitabı hediye etti.
-İSTANBUL'A VİZE UYGULANMASI-
Daha sonra bir gazetecinin İstanbul'a vize uygulanması konusunda görüşünün sorulması üzerine Bakan Günay, ''Öyle bir şey olamaz. İnsanların birçoğu turistler gibi İstanbul'un güzelliğini görmeye gelmedi. İş bulmaya geldi. 10 yıldır İstanbul'da oturup da Boğaz'ı görmeyenlerin olduğunu ne yazık ki biliyoruz'' dedi.
Geride kalan 50 yıl içinde yapılmış çok büyük yanlışların olduğunu ifade eden Günay, ''Biz başka ülkelerle vizeleri kaldırıyoruz. Bunlar absürd tartışmalar. Hangi arayışlarla insanlar İstanbul'a girecek. Buna yönelik bir gelecek planlaması yapmak lazım'' dedi.
Komşu ülkelerle sıfır problem politikasını yürütmeye çalıştıklarına değinen Günay, şunları kaydetti:
''Komşularla vize konusunda iyileşmeler sağlamaya çalışıyoruz. İspanya ile de yeni bir adım atıldı. Bütün komşularımızla vizeyi kaldıran bir düzenlemeyi gelecek yıllarda gündemde tutabiliriz, bizim bu açıdan sıkıntımız yok. Türkiye'nin aldığı mesafede, komşularıyla sıfır problem politikasının önemli bir katkısı olduğunu düşünüyorum. Geçmiş yıllarda Türkiye her tarafı düşmanla çevrili bir ülke gibi kabul ediliyordu. Şimdi dost denizi yapmaya çalışıyoruz, barış merkezi haline getirmeye çalışıyoruz Orta Doğu'da bulunduğumuz noktayı. Bunun Türkiye turizmine özel bir katkısı olduğu da kabul edilmektedir.''
































