• BIST 95.361
  • Altın 272,687
  • Dolar 5,6488
  • Euro 6,2678
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 25 °C

Midilli: Türkiye marinacılıkta bir numara

Midilli: Türkiye marinacılıkta bir numara
Setur Marina Genel Müdürü Vedat Midilli, önümüzdeki aylarda Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın katılımıyla Yalova’da marina açacaklarının müjdesini vererek Yalova’nın gözbebekleri olduğunu söyledi.

Midilli: Türkiye marinacılıkta bir numara

Setur Marina Genel Müdürü Vedat Midilli, önümüzdeki aylarda Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın katılımıyla Yalova’da marina açacaklarının müjdesini vererek Yalova’nın gözbebekleri olduğunu söyledi.

Midilli, şuan gündemde olan gözbebeğimiz Yalova diyerek önümüzdeki aylarda açılacak olan Yalova Marina’nın müjdesini verdi ve Türkiye’nin marinacılıkta ileri seviyelere yükseldiğinin altını çizerek hizmet açısından da Türkiye’nin bir numara olduğunu söyledi.

Yalova Marina'dan bahsedebilir misiniz?

Yalova Marina'yı 2007’de DLH’nın Ulaştırma Bakanlığı ihalesini kazanmamız sonucu geçen yıl Mayıs ayında teslim almıştık. Marina önümüzdeki aylarda açılacak. 18 aylık yatırım süremiz olmasına rağmen 12 ayı bulmadan bitirdik sayılır. Yalova Marina’nın açılmasıyla İstanbul Yalova’yı tekrar hatırlayacak. İstanbullu Yalova’yla tekrar buluşacak. Yalova Belediyesi’nin de bunun bilincinde olduğunu gördük ve bu bizi çok mutlu etti. Ufak ölçekli marina Yalova’nın çehresini değiştirecek. Yalova 240 kapasiteli olacak. Tüm marinalarımızın denizde bağlama kapasitesi ise Yalova ile birlikte 3500 civarında.

Koç Holding marinacılığı nasıl görüyor? Marinalarınızı tanıtabilir misiniz?

Türkiye’nin ilk özel marina işletmeciliği 1978 yılında Koç Grubu’yla Çeşme Marina’nın işletilmesiyle başladı. Koç Grubu’nun marinalarla ilgili bölümü 32 yıllık tecrübeye sahip. Daha sonra diğer marinalar devreye girdi. En son olarak ta Yalova Marina’yı devreye sokacağız. İstanbul’da Kalamış ve Fenerbahçe marinalarına aslında iki ayrı marina olarak bakılabilir. Ondan sonra Ayvalık Marina, Çeşme, Kuşadası, Netsel ve Finike marinaları var. Yeni marinalar 1997 yılından itibaren devreye girdi. Sayıları arttığı için 2007 yılının başından itibaren marinalar Genel Müdürlük çatısı altında toplanmaya başladı ve bende 2000 yılı başından beri Setur Marina’nın Genel Müdürü olarak görev yapıyorum.

Türkiye’de marinacılık nasıl başladı?

Türkiye’de turizmin çok büyük bir geçmişi yok. Devletin turizmde özel sektöre ön ayak olması için kamu işletmesi olan Turban kuruldu. Turban çeşitli oteller yapıp işletirken, Kuşadası, Bodrum ve Kemer Marinalarını yaptı. Turban çok önemli bir misyon üstlendi. Türkiye’deki kıyılarımız dünya ölçeğinin çok üstünde yatçılığa elverişli. Türkiye’nin yatçılık camiasında özel bir yeri varsa bunun en büyük tanıtımını üstlenen Turban’dır. Sonra bu misyonu tamamlayarak bu üç marinayı özelleştirdi. Devletin de marinacılığa ve yat turizmine çok büyük katkıları oldu. Şayet DLH olmasaydı; Türkiye’de çok az sayıda marina olurdu. Çünkü marinaların hepsinde DLH önemli altyapıları tamamlayıp özel sektöre devretmiştir. Marina da bir limandır. Çok ağır yatırım gerektiren bir iştir. Özel sektörün çok rağbet etmeyeceği türden bir yatırımdır. DLH bu yatırım kısmını halledip ihaleye çıkarır. DLH’nın bu fonsksiyonu olmasaydı, Türkiye’de şuan mevcut 35-40 civarında olan marinanın yerine bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda marina olurdu. Bu sektör Ulaştırma Bakanlığı ve DLH’ya çok şey borçlu.

Marinalar bulunduğu bölgeye ne gibi katkılar sağlıyor?

Marinadaki işletmelerin çalıştırdığı personellerle o yörenin istihdam ve ekonomisine önemli katkısı oluyor. Marinalar bulundukları yöreye bir canlılık getirir, istihdama katkılar sağlar. O yörenin çıtasını birkaç seviye yukarı çıkartır. Yalova’da da bu olacaktır. Türkiye marinacılıkta bizim pek farkına varamadığımız derecede ileride. Akdeniz’de 500-600 marina var ancak hizmet açısından Türkiye 1 numara. Türkiye’de marinacılığın sektör haline gelmesi çok geçmişe dayanmıyor. Türkiye kıyıları yatçılığa son derece müsait kıyılar. Ancak çok fazla yabancı yatçı gelmiyor. Tanıtım arttı, bunun zamanla gelişeceğini düşünüyorum. Ayrıca fiyatları düşen tekneler Türk insanını da tekne sahibi olmaya yönlendirdi. Tekne ve yat satışlarında artış oldu. Ancak olması gereken seviyenin hala çok uzağındayız. Türkiye’de en azından 100 bin yat olması lazım ama en fazla 15-20 bin yat var.

Şuan ne gibi projeleriniz var?

Yurtdışında arayışlarımız sürüyor. Yunanistan’da çok ciddi bir ihaleye girdik. Ancak alamadık. Hırvatistan’da görüşmelerimiz sürüyor. Tam bir marinayı almak üzereydik orada ancak bazı riskler görerek vazgeçtik. Şimdi başka bir marinaya teklif verdik. Onunla ilgili temaslarımız devam ediyor.

Bu yıl Uluslar arası Ege Yat Rally’sini nasıl düzenlemeyi planlıyorsunuz?

Uluslararası Ege Yat Rally’sinin iki misyonu var. Biri Türk insanına denizciliği hatırlatmak, diğeri ise tekne sahibi olan insanların yalnız girmeye cesaret edemediği yerleri bu etkinlikle bir arada toplu olarak yapmak. Ege’de gidilebilecek her yere gittik o yüzden bu yıl Karadeniz’e gitmeye karar verdik. Haziran sonunda Bulgaristan ve Romanya’ya gitmeyi düşünüyoruz. Bu yıl denizcilerimize Karadeniz’in de olduğunu hatırlatmak istedik.

Mayıs ayında Türkiye’ye gelecek olan Boylu Soylu Yelkenliler ile ilgili bir çalışmanız olacak mı?

Boylu Soylu Yelkenliler’in İngiltere’de komitesiyle temasa geçtik. Onları müşterimiz olan yelkenli teknelerimizle birlikte yolcu etmek istiyoruz. Marinamızın önüne gelecekler ve müşterimiz olan tekneler belirli bir mesafeye kadar onları yolcu edecekler. Komite’ye onlar için bir mahsuru olmazsa bunu gerçekleştireceğimizi belirttik. Olumlu cevap geldiği takdirde bunu duyuracağız.

Haber ve Fotoğraflar: Ahmet SARIAHMETOĞLU - Tarkan BİRİCİK - Merve KORKMAZ - İstanbul Haber Ajansı

www.UlasimOnline.Com

Bu haber toplam 59456 defa okunmuştur
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Ulaşım Online | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48-32 | Faks : 0212 293 75 49 | Haber Scripti: CM Bilişim