• BIST 94.896
  • Altın 279,228
  • Dolar 5,8598
  • Euro 6,5130
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 13 °C

"İstanbul benim için özel bir şehirdir"

"İstanbul benim için özel bir şehirdir"
Monako Prensi ve Uluslararası Akdeniz Bilimsel Araştırmalar Komisyonu (CIESM)Başkanı Alberto Grimaldi, "Sihirli özelliğiyle İstanbul benim için özel bir şehirdir" dedi.
Prens Albert: İstanbul benim için özel bir şehirdir

Dünya jet sosyetesinin en önemli isimlerinden biri olan Monako Prensi Albert Grimaldi, CIESM'in 38. Kongresi için İstanbul'da bulunduğu süreç içerisinde, Türk basınından sadece Akşam Gazetesi Denizcilik yazarı ve Deniz Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Recep Canpolat'a beyanat verdi.

Savunma ve Dışişlerinde Fransa'ya bağlı 2 kilometre karelik bir yüzölçümü ve 33 bin insanın yaşadığı Avrupa'nın en küçük ülkesi olarak göze çarpan, Monako Prensliği Grimaldi ailesi tarafından yönetiliyor.

Monako Prensliğini 11 asırdan beri yöneten Grimaldi ailesinin son ferdi olan Prens 2. Albert 14 Mart 1958 yılında Monaco'da dünyaya geldi. 1977 yılında Amerika Massachutes Üniversitesinde ekonomi ve politika eğitimi alan Prens Albert 6 Nisan 2005 tarihinde babası Prens 3. Rainier'in hayatını kaybetmesi ile birlikte Monako Prensliği tahtına oturdu.

Geçen hafta Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda  38. düzenlenen ve başkanlığını yaptığı Uluslararası Akdeniz Bilimsel Araştırmalar Komisyonu'nun (CIESM) toplantısı için İstanbul'a gelen Prens Albert ile Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri Merkezinde Akşam Gazetesi Denizcilik Yazarı Recep Canpolat görüştü.

Ekselansları Prens Albert, Akdeniz Bilimsel Araştırmalar Komisyonu ile ilgili bilgi verebilir misiniz? 

 

 Uluslararası Akdeniz Bilimsel Araştırmalar Komisyonu (CIESM) bir asıra varan bir geçmişi bulunmaktadır. CIESM Kongreleri Akdeniz kıyıları etrafında 1919 yılından bu yana düzenli olarak gerçekleştirilmektedir. Kongrenin amacı Karadeniz ve Akdeniz havzasında bulunan etkinlikleri ve yaşam alanlarını tartışmak ve dünyanın her tarafından gelen deniz bilimcilerinin çalışmalarını burada sunmalarını sağlamaktır. CIESM'e Akdeniz ve Karadeniz'e kıyısı olan 23 üye ülke ve AB Komisyonu aktif bir şekilde görev almaktadır. Bunun dışında 54' ülkede izleyici statüsünde kongrelerimize katılmaktadırlar. Bu kongre CIESM'in Türkiye'de yaptığı 3. Kongredir.

Ekselansları İstanbul'da yapılan bu toplantı sizce amacına ulaştı mı?

 

CIESM Kongrelerinin amacı yapılan bilimsel çalışmaları kamuoyuna ve üye ülkelere bir rapor halinde sunulmasıdır. Bizim Komisyon olarak üye ülkelere bir yaptırımımız yoktur. Ancak tavsiye niteliğinde bulunabiliriz. İstanbul'da 5 gün süren CIESM 38. Kongresinde dünyanın değişik ülkelerinden 800 deniz bilimcisi 120 sunumda bulundu. Bunlar bir rapor halinde ilgili ülkelerin otoritelerine gönderilerek, Deniz yaşamındaki değişiklikler konusunda önlem alınmasını sağlamaktır. Bence bu kongre amacına ulaşmıştır.

Küresel ısınma konusunda görüşünüz nedir?

 

 Küresel ısınma dünya için çok önemli bir tehlikedir. Bu konuda gerekli çalışmaların acil bir şekilde yapılması gerekiyor. Balık göç yollarının değişkenliği eko-sistemdeki değişimler Akdeniz havzasını ve deniz yaşamını tehdit boyutlarına ulaşmıştır. Deniz yaşamını tehdit eden en önemli unsurlardan biriside karasal kirleticilerdir. Bu konuda CIESM yoğun bir çalışma yapmaktadır.

Türkiye ve İstanbul hakkında izlenimleriniz nedir?

İlk önce şunu belirtmem gerekiyor. Türkiye'de bulunduğum süre içerisinde bize gösterilen misafirperverlikten dolayı çok teşekkür etmek istiyorum. Türkiye benim için önemli bir ülkedir. İstanbul ise benim için özel bir şehirdir. İstanbul iki kıtanın birleştiği ve ortasından deniz geçen medeniyetlerin buluştuğu bir şehirdir. Ayrıca Babam Prens 3. Rainier CIESM'ın 1956 yılında İstanbul'da yapılan Kongresinde Başkan seçilmiştir. Bu anlamda İstanbul'un yeri bir başkadır.

Ekselansları CIESM çevreye duyarlı bir örgüt olduğuna göre, Türk Boğazlarından yılda 150 milyon tona yaklaşan tehlikeli yanıcı patlayıcı petrol trafiği konusunda görüşünüz nedir?

 

 Denizcilik Müsteşarlığı ve Boğazlar otoritesi olan Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'nde aldığım bilgilere göre yıllık geçen tehlikeli yük miktarı 145 milyon tonmuş. Ayrıca bu yükler 10 bine yaklaşan tankerler tarafından taşınıyormuş. Bu çok yüksek bir rakam. Ancak Türk denizcilik yetkilileri bu işi çok iyi bilen profesyonel insanlar. Özellikle Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetlerinde yaptığım incelemelerde müthiş etkilendim. Burada görev yapan arkadaşlar bu konuda uzman insanlar. Teknolojinin tüm imkanlarını kullanıyorlar. Çevresinde 12 milyon insanın yaşadığı dünya kenti İstanbul'u bir anlamda bu profesyonel arkadaşlar koruyor. Kendilerini tebrik ediyorum. Ancak Türk boğazlarından geçen gemilerin isteğe bağlı olarak kılavuz kaptan almaları veya isteğe bağlı römorkör almalarını anlayamadım. Çevresinde 12 milyon insanın yaşadığı İstanbul'da gemilerin geçiş esnasında Kılavuz kaptan almaları mecburi olmalı diye düşünüyorum.

Bu petrol trafiği veya tehlikeli kargo trafiği konusunda CIESM olarak bir çalışma yapacak mısınız? Hazırlanacak raporu veya raporları AB Komisyonuna sunacak mısınız?

-CIESM olarak Türk Boğazları konusunda ve gemi trafiği konusunda tabii ki çalışmalar yapacağız. Hazırlanan raporları üye ülkelere göndereceğiz. Yalnız bizim CIESM olarak bir yaptırımımız yok ancak tavsiye niteliğinde bu konuyu detayları ile inceleyeceğiz. Avrupa Birliği Çevre komisyonuna tavsiye niteliğinde sunmayı düşünüyoruz.

Ekselansları bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.

Bu haber toplam 49592 defa okunmuştur
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Ulaşım Online | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0212 293 75 48-32 | Faks : 0212 970 87 88 | Haber Scripti: CM Bilişim