İhracat rakamları şubatta gaza bastı
Türkiye İhracatçılar Meclisi Şubat ayı ihracat verilerini açıkladı. TİM verilerine göre Şubat ayı ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre beşte bir oranında artış gösterdi.
Türkiye İhracatçılar Meclisi verileriyle, şubat ayı ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 20,34 artışla 8 milyar 227 milyon dolara yükseldi.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, şubat ayında ihracat, 2009 yılının aynı ayına göre yüzde 20,34 artışla 8 milyar 227 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.
TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, şubat ayı ihracat rakamlarını, Ordu'da düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı. Büyükekşi'nin verdiği bilgiye göre, bu yılın ilk iki ayında ihracat yüzde 16,26 artışla 16 milyar 123 milyon dolar oldu.
TİM Başkanı Büküyükekşi, ''Böylece uzun zamandan beri beklediğimiz yüzde 20'nin üzerindeki artış seviyelerini şubat ayında yakalamış olduk'' dedi.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, ''Yaşadığımız ve tanığı olduğumuz şeyler kimsenin ''o benim işim değil'' diyerek üzerinde fikir yürütmekten imtina edebileceği meseleler değil'' dedi.
TİM Başkanı Büyükekşi, şubat ayı ihracat rakamlarını, Ordu'da düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı.
Büyükekşi, ihracat rakamlarını açıklamak için Ordu'ya geldiklerini belirterek, geçen yıl Ekim ayında da yapılan arama konferansında Ordu açısından önemli sonuçlar ortaya konulduğunu söyledi.
Konferans raporuna bakıldığında bazı konuların öne çıktığını anlatan Büyükekşi, tarım ve turizmin öncelikli alanlar olduğunu ifade etti.
Kentin kalkınması konusunda çok sayıda proje olmadığının görüldüğünü anlatan Büyükekşi, ilk adım olarak bu eksikliğe çare aranması konusunda fikir birliğine varıldığını söyledi.
15 Temmuz 2009 tarihli Bakanlar Kurulu kararının fındıkla ilgili devrim niteliğinde olduğunu da belirten Büyükekşi, TİM olarak düzenlemeyi desteklediklerini bildirdi.
ÜÇ KIRMIZI ÇİZGİ
Daha sonra ülke genelindeki meselelere değinen Büyükekşi, şunları kaydetti:
''Yaşadığımız ve tanığı olduğumuz şeyler kimsenin 'o benim işim değil' diyerek üzerinde fikir yürütmekten imtina edebileceği meseleler değil. Türkiye Cumhuriyeti devleti her vatandaşını çok yakından ilgilendiren bir değişim yaşıyor. Biz bu koşullarda üç kırmızı çizginin var olduğunu düşünüyoruz.''
Bunlardan birinin milletin kayıtsız şartsız egemen olduğu çağdaş, laik bir demokrasi sahip olmak olduğunu belirten Büyükekşi, ''Bunun kriterleri evrensel düzeyde Kopenhang kriterleri olarak belirlenmiştir. Kimsenin Amerika'yı yeniden keşfetmesine, kendi keyfiyeti ile kriter belirlemesine gerek yoktur. Biz tüm dünyaya bu kriterlere uymak için gereğini yapacağımızı beyan etmiş bir ulusuz. Çağdaş demokrasi kurum ve kuruluşları ile demokratik bir devletin nasıl olması gerektiğini belirlemiştir. Herkes pozisyonunu, hizasını buradan almak durumundadır. Bu noktada 'ama'lara, 'fakat'lara, 'biz farklıyız', 'bize uymaz'larla varılacak bir yer yoktur'' diye konuştu.
HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ
İkinci kırmızı çizgilerinin hukukun üstünlüğü olduğunu belirten Büyükekşi, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Hukuku değiştirmek yüce meclisin işidir. 12 Eylül anayasasının Kopenhag kriterlerinden bakıldığında demokratik olmayan hükümler taşıdığı, bir olağanüstü dönem ruhu ile yapıldığı bilinen bir gerçektir. Bunu değiştirmek gereklidir. Bu değişimin adresi yine milletimizin iradesinin tecelli ettiği yüce meclisimizdir.''
12 Eylül düzeninin Türkiye'ye biçtiği elbisenin dar geldiğini belirten Büyükekşi, yeni bir anayasa yapmanın zorunlu olduğunu söyledi.
Hukukun oluşturduğu adaletin tartışılabileceğini, ancak üstünlüğünün tartışılamayacağını vurgulayan Büyükekşi, ''Kimseyi hukuktan ari ve üstün ilan edemezsiniz. Hukuk karşısında tüm Türkiye vatandaşları hangi mevkiden hangi meslekten olursa olsun eşitlerdir. Hepimiz hukuka ve onun üstünlüğüne inanmak ve bunu güç ve iktidar mücadelesinin bir parçası yapmaktan kaçınmalıyız'' dedi.
SAĞDUYU
Üçüncü kırmızı çizgi olarak ''sağduyunun hakimiyeti''ni gösteren Büyükekşi, Türkiye'nin her şeyin yeniden tartışılıp değerlendirilebileceği demokratik bir hukuk devleti olduğunu söyledi.
Fikirleri tartışırken, konuşurken bunu infiale ve bir gerilim politikasına dönüştürmemek gerektiğinin altını çizen Büyükekşi, sağduyunun hakim kılınmasını istedi.
Farklı düşüncelere saygı gösterilmesini herkesin temel duruşu olması gerektiğini belirten TİM Başkanı, ''Hem muhalefet hem iktidar, hem de kurumlarımız bu noktada gereken duyarlılığı göstermelidir. Korkuyu egemen kılmaya, tansiyonu artırmaya, çözümsüzlüğü ve kamplaşmayı beslemeye yarayan üsluplardan kaçırmalıyız. Bu ülkenin insanlarına inanalım. Demokrasimizin olgunluk düzeyine güvenelim. Kimsenin bizi bölmeye ve geriye götürmeye gücü yetmez'' diye konuştu.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, ''İhracatta yakaladığımız bu güzel trendin devam etmesi için istikrarlı bir kura ihtiyacımız var. Üzerine basarak söylüyorum. Bizim kur artsın diye bir talebimiz yok. Kur düşmesin, kurun istikrarı sağlansın yeter'' dedi.
Büyükekşi, Ordu'da yaptığı açıklamada, 2009'un ekim ve kasım aylarında ihracatta yaşanan tek haneli büyümeden sonra tekrar çift haneli büyüme rakamlarının yakalandığını söyledi.
Aralık ayında ihracatın yüzde 32, ocak ayında yüzde 12,5 arttığını ifade eden Büyükekşi, ''Şubat ayı için de yüzde 20,34'lük bir çift haneli rakam yakaladığımızı görmekten dolayı büyük mutluluk duyuyoruz'' dedi.
Şubat ayında sanayi sektörlerindeki artışın yüzde 20,5 olduğunu belirten Büyükekşi, şunları kaydetti:
''Bu yükselişte lider ihracatçı sektörlerimizin gerçekleştirdiği büyük bir atılım var. Lider sektörlerimiz krizden çok hızlı bir şekilde çıkıyorlar. En fazla ihracat gerçekleştiren otomotiv endüstrisi sektörümüzün ihracatı aralık ayında yüzde 62, ocak ayında yüzde 43, şubat ayında ise yüzde 38 arttı.''
İkinci lider ihracatçı sektörün hazır giyim ve konfeksiyon olduğunu belirten Büyükekşi, sektörün aralık ayında yüzde 23, ocak ayında yüzde 2, şubat ayında ise yüzde 20 artış gösterdiğini söyledi.
Diğer sektörlerde de benzer yükselişler yaşandığı bilgisini veren Büyükekşi, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
''Ülke bazında bakıldığında başta Avrupa pazarı olmak üzere ciddi anlamda ihracat artışı yaşadığımız ülkeler göze batıyor. 2010'nun ilk 2 ayında Almanya'ya yaptığımız ihracat yüzde 14, İtalya'ya yüzde 37, Fransa'ya yüzde 35, İngiltere'ye yüzde 45, İspanya'ya yüzde 41, İsveç'e yaptığımız ihracat yüzde 41 arttı. Şunu rahatlıkla görebiliyoruz. Avrupa pazarımızda çok güzel gelişmeler oluyor. Buralarda yeniden ciddi artışlar kaydetmeye başladık. Biz en çok ihracat yaptığımız 30 ülkeyi ayrı bir şekilde izliyoruz. İlk 30 pazarımız içinde yer alan tüm Avrupa ülkelerinde artış kaydettik. Nitekim ilk iki ayda Avrupa ihracatımız içindeki payı yüzde 50,6'dan yüzde 53,1'e yükseldi.''
Avrupa dışında da ciddi artış sağlanan ülkeler bulunduğunu belirten Büyükekşi, ''Singapur'a yaptığımız ihracat yüzde 688, Çin'e yaptığımız ihracat yüzde 141, Türkmenistan'a yaptığımız ihracat yüzde 46 artış gösterdi'' dedi.
İhracatta ciddi toparlanma olduğunu vurgulayan Büyükekşi, tekrar yukarıya doğru tempo yakalayan ihracatın miktar ve değer bazında artış hızını koruması için desteğe ihtiyaç olduğunu bildirdi.
İHRACATA DESTEK İSTEĞİ
Geçtiğimiz günlerde bir açıklama yapan ABD Başkanı Obama'nın, hedeflerinin ABD ihracatını 5 yılda 2 katına çıkarmak olarak açıkladığını söyledi.
ABD'nin ihracatını artırarak 2 milyon kişiye istihdam yaratmak istediğini belirten Büyükekşi, ihracat artışı olmadan cari açığın kapanamayacağını ifade etti.
''Dünyanın en büyük ithalatçısı ABD'nin bile ihracata yöneldiği bir ortamda bizim ihracata daha fazla önem vermemiz gerektiği çok açıktır'' diyen Büyükekşi, cari açığı düşürmenin, istihdamı artırmanın yolunun ihracattan geçtiğini belirterek, ''Amerika'da bile desteklenen ihracat Türkiye'de şimdi desteklenmezse ne zaman desteklenecek'' diye konuştu.
Tüm kurum ve kuruluşların ihracata odaklanarak üretim ve ihracatı artıracak önlemler alması gerektiğini vurgulayan Büyükekşi, bugünlerde yaşanan dalgalanmalara da değindi.
Türkiye'nin siyasi riskinin artmadığını belirten Büyükekşi, ''Yunanistan'ın, Portekiz'in, İspanya'nın iktisadi rasyolarından bakıldığında iktisadi olarak taş gibiyiz. Hükümetimiz bütçe açıklarını ve kamu harcamalarını kontrol altında tutmak için olağanüstü bir hassasiyet gösteriyor'' dedi.
SICAK PARA
Kriz boyunca temkinli davranıldığını da belirten Büyükekşi, şunları kaydetti:
''Herkes kendi piyasalarını toparlamak için olmayan paralarını harcarken, biz son derece tutumlu davranıp küçülmeye razı olduk. Birileri har vurup harman savurduktan hemen sonra kendisini bakmadan 'Türkiye'nin siyasi riski var' diyorsa oturup yeniden düşünmelidir. Dünyada birikmiş bu kadar büyük para nereye gidecek, ne yapacak? Tabi ki kar bulduğu yere yönelecek. O açıdan Türkiye hala çok büyük olanaklar sunuyor. Bu nedenlerle Türkiye'nin sorunu siyasi riski değil, tam tersine bu küçük dalgalanmalar geçtikten sonra karşı karşıya kalacağı sıcak para akımı tehlikesidir. Daha önce de söyledik. Sıcak paranın yaratacağı kur hareketlerine karşı önlem almak iktisadi meselelerimizden biri olmalıdır. İhracatta yakaladığımız bu güzel trendin devam etmesi için istikrarlı bir kura ihtiyacımız var. Üzerine basarak söylüyorum. Bizim kur artsın diye bir talebimiz yok. Kur düşmesin, kurun istikrarı sağlansın yeter.''
ŞUBAT AYI RAKAMLARI
Şubat ayı ihracat rakamlarına da değinen Büyükekşi, şubat ayında ihracatın 2009 yılının aynı ayına göre yüzde 20,34 artışla 8 milyar 227 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini söyledi.
İlk iki aylık dönemde yüzde 16,26 artışla 16 milyar 123 milyon dolar ihracat gerçekleştiğini bildiren Büyükekşi, şubat ayında en fazla ihracat yapan sektörün 1 milyar 512 milyon dolarla otomotiv endüstrisi olduğunu kaydetti.
Tarım sektöründe şubat ayında 1 milyar 120 milyon dolar ihracat yapıldığını anlatan Büyükekşi, tarım sektörünün payının da toplam ihracat içinde 13,61 olduğunu söyledi. Sanayinin 6 milyar 904 milyon dolar ihracatla yüzde 83,92'lik bir paya sahip olduğunu belirten Büyükekşi, madencilik ürünlerinin payının ise 203 milyon dolar ile yüzde 2,47 olarak gerçekleştiğini vurguladı.
Büyükekşi, konuşmasının ardından Ordu'dan en fazla ihracat yapan 15 kişi ve kuruluş temsilcisine plaket verdi.
































