UND Yönetim Kurulu Üyesi ve Kare Taşımacılık Yöneticisi Gülşen Yalçınkaya, 8 Mart Dünya Çalışan Kadınlar günü için ilk TIR’a binişinden, ilk depoda mal yükleyişine kadar ‘’kadın olma’’yı anlattı
1857 yılında ABD ‘de kadın işçilerin 8 Mart günü yaptıkları yürüyüş, 1975 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından dünya kadınlar günü olarak ilan edildi.
Ülkemin ismi “ANADOLU” yaşadığımız topraklar “ANADOLU” tüm medeniyetlerin yatağı… Ve “KURTULUŞ SAVAŞI”MIZIN en büyük destekçisi kadınlar olduğu halde yıl 2010; Ülkemde okula gönderilmeyen, insan yerine konulmayan, sürekli kösteklenen çile ve acıları çekerek iki ayağı üzerinde durabilen, güçlenen, savaşçı ruhlu, mücadeleci, emekçi yurdumun her yerine kadın eli değmiştir. Mustafa Kemal ATATÜRK 31 Ocak 1923’te katıldığı kadınlar kurultayında “Bizim dinimiz hiçbir vakit kadınların erkeklerden geri kalmasını talep etmemiştir, Allah’ın emrettiği şey Müslim ve Müslime’nin ilim ve iman kazanmasıdır.” İlk terbiye verilen yerin ana kucağı olduğu düşünülürse bu vazifenin önemi anlaşılır.
Herkesin özellikle bugünü kutlamaları aslında traji komiktir. Dünya’da erkekler günü yoktur. 365 günün 1 günü kadınlara verilmiştir bu da kadınlara verilen değeri anlatmaktadır. Ataerkil toplumumuzda artık kabul ediniz ki kadınlar her zaman ön planda olmuş, asla amazon ruhunu kaybetmemiş hem de gözü kara insan stilidir. Biliniz ki kadın - erkek değil insan olarak insan olabilmeyi öğrendiğimizde çığır açacağız.
Çocukluğumda öğrendiğim şey; tipik Karadeniz kadını anneannemin sabah erkenden kalkıp geceye kadar hiç konuşmadan süt sağarken, yemek yaparken, tarlada koşuştururken ve 7 çocuğunu yetiştirirken verdiği o mücadele gerçekten ayakta alkışlanacak mücadele. Küçükken sorduğumda neden hiç konuşmuyorsun? diye o da bana boş konuşmanın gereksiz olduğunu sadece iş gücümüzle, hayat aşkımızla ayakta kalabileceğimizi söylemişti. Babaannemin de boş un çuvallarını silkeleyerek evlatlarını doyurmak için verdiği mücadele ve yokluk günleri en iyi eğitmenlerimiz olmuştur.
Ülkemin iktisadi kalkınması, ekonomisinde en yüksek payı eşgüdümle incelendiğinde odak noktasını bayanlar oluşturmaktadır. Görüntüleri vardır ama sesleri yoktur; çünkü onlar için başarı önemlidir. Bencillik, kendini göstermek değildir amaçları ülkemizin gelişimi kesinlikle bayanların girişimci ruhuna bağlıdır.
Bu lojistik aşkımızın bizi hem ihracatçı hem ithalatçı hem nakliyeci hem depocu hem gümrükçü yani lojistiğin Karesi yapmıştır. İlk TIR’a binişim, ilk depoda mal yükleyişim, ilk gümrüğe gidişimdeki o şaşkın bakışları hayatım boyunca hiç unutmayacağım. Sanmayın ki bir eli yağda bir eli balda öğrenilir hayat. Başarı gerçek çaresizlikte yatar. Hiç destek aranmadan verilen emeklerin, bir gün geldiğinde karşılığını alacağımıza eminim.
Merak etmeyiniz ki; bizlere ne kadar çok köstek ve engel olundukça o kadar çok iki ayağımızın üstünde duruyor ve güçleniyoruz.
Sektörümüzde herhangi bir firmanın özüne inildiğinde hep bayanlar vardır. Bir gün öyle bir gün gelecektir ki hepsi dirilişe geçeceklerdir. Sessizlik perdesini yırtacak olan emekçi, savaşçı yürekli tüm yandaşlarıma Sonun başlangıcında buluşmak dileğiyle…
Kaynak: Lojistik Haber































