Suriye’nin aldığı 400 litre mazot parası bıktırdı
Türkiye'nin Orta Doğu'ya yaptığı ihraç ürünü taşımacılığının yüzde 90'ını gerçekleştiren ve yaklaşık 57 ülkeye taşımacılık yapılan Hatay'da nakliyeciler, en önemli geçiş güzergahı olan Suriye'nin 3 aydır TIR'lardan 400 litre mazot parası almasından şikayet ediyor.
Antakya ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Hikmet Çinçin Türkiye'de uluslararası nakliyecilik yapan C2 belgesine sahip 1417 firma bulunduğunu ve bunların yüzde 11'inin Hatay'da olduğunu söyledi.
Türkiye genelinde 45 bin, Hatay'da da yaklaşık 5 bin araç filosunun bulunduğunu ifade eden Çinçin, kentte uluslararası nakliye sektöründen yılda yaklaşık 600 milyon dolar döviz sağlandığını kaydetti.
Orta Doğu'ya açılan Cilvegözü ve Yayladağı gümrük kapılarıyla Hatay'ın çok önemli bir konumda olduğunun altını çizen Çinçin, şunları söyledi:
''Uluslararası yük taşımacılığı yapan firmaların yüzde 11'inin yer aldığı kentimiz bu sektörden ne yazık ki beklediğini alamıyor. Birçok kişinin ekmek yediği nakliye sektörü destekleme ve diğer ülkelerin tek taraflı uygulamalarının kaldırılması halinde daha da gelişir. Örneğin son 3 aydır Suriye, TIR'larımızdan 400 litrelik mazot parası alıyor. Ülkeye giriş ve çıkış yapan TIR'larımız Suriye'den akaryakıt almasa bile bu parayı ödemek zorunda kalıyor ve birçok nakliyeci bu durum nedeniyle sıkıntı yaşıyor. Suriye'nin tek taraflı bu uygulamasını bir an önce değiştirmesi gerekiyor. Ayrıca nakliye sektörünün gelişebilmesi için Cilvegözü ve Yayladağı gümrük kapılarında nakliyecilerimiz için KDV ve ÖTV'siz akaryakıt istasyonu kurulmalı.''
Bulgaristan ve Rusya'da da sorun devam ediyor
Çinçin, sorununun Suriye ile de sınırlı kalmadığını, nakliyecilerin Bulgaristan ve Rusya kapısında da ciddi zorluklarla karşılaştığını anlatarak, şöyle devam etti:
''Bulgaristan'ın, 2 ay önce başlattığı uygulamayla geçiş belgesi olsa dahi araçlardan giriş ve çıkış için ayrı ayrı olmak üzere 270 dolar alınıyor. Rusya da tüm ihraç ürünlerinin yüzde 100'üne uyguladığı kontrol uygulaması nedeniyle, ürünlerin ülkeye girişini geciktiriyor, bu nedenle ürünler zarar görüyor, nakliyecilerin zaman kaybediyor.''
Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Başkan Yardımcısı Metin Dağlı ise, sorunun giderilmemesi durumunda nakliyecilerin teker teker kontak kapatacağını söyledi.
Nakliyecilik yaptıkları 57 ülkenin her birinin farklı uygulamaları nedeniyle sektörlerinin her geçen gün kötüye gittiğinin altını çizen Dağlı, diğer ülkelerdeki nakliyecilerle rekabet edemediklerini kaydetti.
Akaryakıt başta olmak üzere birçok maliyetin yüksekliği nedeniyle araçlarını yenileyemediklerini de belirten Dağlı, nakliyecilerin ''kan ağladığını'' söyledi.
''Şoförlerimiz AB standartlarında değil''
Kentte Avrupa Birliği (AB) standartlarında yetişmiş şoförlerin bulunmadığını savunan Dağlı, şunları kaydetti:
''Şoförlerin önemli bölümü dil bilmemesi nedeniyle Avrupa ülkelerine yapılan taşımacılıkta sorun yaşıyor. Kentimizde AB standartlarında şoför yetiştirilmesiyle ilgili kurslar düzenlenmeli. Ayrıca, Mustafa Kemal Üniversitesin de bize bu konuda yardımcı olmalı. Çünkü şoförlerimiz diğer ülkelerdekilerle kıyaslanamayacak kadar eksik kalıyor. Bu eksiğin giderilmesi için herkesin el ele vermesi gerekir.''
































